KÜRE VADİSİ Kestane balı


KESTANE BALI KÜREDAĞLARI MİLLİ PARKI \ BARTIN Fotoğraflar Bartınlı Arıcı tarafından çekilmişdir * BARTINLIARICI@hotmail.com * bartinliarici@gmail.com www.bartinliarici.com \ www.kestanebalı.com 24 ayar Altın gibi kestane balı 0533 327 16 17

KESTANE BALI ,Polen ,Arısütü ,Propolis
Küre vadisi Arı Ürünleri ve Arıcılık Merkezi
BARTIN dan sizler hizmetvermekdedir türkiyeninheryerine
tüm arıcılık malzemeleri ve ekipmanlarında
i
rtibat 0378 228 88 68
Gsm 0533 327 16 17

KESTANE BALI ,Polen ,Arısütü ,Propolis


KÜRE VADİSİ Kestane balı
ERKAN ÖZKARA

ZİRAATBANKASI 865- ŞUBESİ HESAP NO 55003219-5001 IBAN TR 75 0001 0008 6555 0032 1950 01

PTT HESAP NO

ERKAN ÖZKARA PTT HESAP NO ... 05716703

Seni sevenlerle kullananları iyi ayırt et.

KÜRE VADİSİ Kestane balı

Kure Mountains National Park PAN parks

KÜRE VADİSİ Kestana balı Küre Dağları Milli Parkı Bartın mevkii...

Kure Mountains National Park PAN PARKS







KÜRE VADİSİ Kestane balı
İşletme tescil Belge no. TR340000349882 nolu belgeile ile 630 kovan kayıt altındadır ..... KÜRE BAL.

biz herşeyi doğaya ve arıya bırakdık..
yaylacık köyü kestanebalı için mail atın kestane balı adı altında satılan bal lara dikkat edin..



BİZLER hiç bir üretiçinin ürünü karalamıyoruz
sadece hepsi aynı demyi bırakın tüketiçi neyediğini bilsin istiyoruz bitki zengini bir vatanda yaşıyoruz

KESTANE AĞACININ YETİŞMESİ ENÇOK 1.200 m. yüksekliğe kadar olan yerlerde yetişir ençok da 700m. re yekar olan yerde görülür karadeniz bölgesinin nerdeyse heryerinde sık ve seyrek olmak üzere kestane ormanları vardır

.

Küre vadisi Arı Ürünleri ve Arıcılık Merkezi
BARTIN dan sizler hizmetvermekdedir türkiyeninheryerine
tüm arıcılık malzemeleri ve ekipmanlarında
irtibat 0378 228 88 68
Gsm 0533 327 16 17
KESTANE BALI ,Polen ,Arı sütü ,Propolis ,Bal mumu
KÜREVADİSİ Kestane balı
Beni bir ben bilirim
Birde beni yaradan.
Bana bir ben gerek ;
Birde beni anlayan.
YUNUS EMRE

KÜRE VADİSİ Kestane balı


Kestane balı alırken marka, patent, ambalaj, etiket gibi kavramlara dikkat etmek yeterli değildir.






Küre dağları Milli parkı 

            Kestane balı alırken 

Kestane balı alırken marka, patent, 
ambalaj, etiket gibi kavramlara dikkat etmek yeterli değildir. Çünkü kestane balı,ağırlıklı olarak kestane ağacı çiçeği başta olmak üzere (orman gülü ) belki mevsime bağlı olmak kaydıyla ,  ve diğer kır çiçekleri karışımından elde edilen üretimi çok zor ve verimi düşük bir baldır. bazı bölgelerimizde  ıhlamur ve diğer kültür bitkileri işin içine girince üretimin artığı görülüyor sonuçda adı kestane balı fakat sadece karışık kestane balı dememiz daha doğru olur tabi obalda güzel bir baldır sade kestane balıyla kıyaslanamaz tabikide ...
Arıların kestane çiçeklerinden nektar toplama süresi ortalama 30-40 gündür, bu nedenle kestane çiçeğinin nektar verimi çok fazla değildir, mevsimin iyi seyrettiği ve hava şartlarının çok iyi olduğu senelerde koloni (kovan) başına bal verimi ortalama 10-15 kg’ dır. Üretimi emeğin karşılığına oranla çok az olduğu için fiyatı da diğer ballara oranla biraz yüksektir. Belli bir marka ya da isim hakkı alıp İnternetten bal satışı yapan bir bal sitesi olmak kestane balı satın almak için yeterli kriter değildir. Pe ki ne yapmalıyız ya da neleri bilmemiz gerekir? Öncelikle şunu bilmeliyiz. Bal doğal bir besin olduğu için satın almak istediğimiz balın fabrikasyon mu, organik mi, doğal mı, sahte mi değil mi, gerçek bal mı ya da şuruptan mı imal ediliyor, gibi soruların yanıtını bilmemiz gerekir, fabrikasyon üretim tesisinden geçen bir bal ne kadar doğal olabilir ki
 sorusu da aklınıza takılacaktır tabi ki, diğer bir önemli husus ise organik olmayan balmumlarında parafin maddesinin kullanılıyor olması, yani petrol yan ürünü olan parafin maddesinin kimyevi bir madde olmasından dolayı balın doğallığını eksi yönde etkilediğini söylemek mümkündür, bu yüzden parafinsiz organik mum kullanan arıcıların ürettiği balları tercih etmek daha mantıklıdır, parafinli balmumunun 1 kilosu 15-25 tl iken saf organik balmumunun kilosu 60 TL ‘ den başlamaktadır. 

MALİYET HESAPLAMASI ve EKİP MAN  Peki bune 

anlama gelmektedir. Anlamı şudur ; 1 kg bal mumu ile ortalama 13 petek çerçevesi elde edilmektedir. 2 katlı bir kovanın 20 (10+10 çerçeve) petek çerçevesi mevcuttur ve çerçevelerin en geç 2 yılda bir yenilenmesi gerekmektedir, yani 2 katlı bir kovanın yılda ortalama 10-15 petek çerçevesi yenilemesi yapıldığını düşündüğümüzde, kovan 

başına 1 kg balmumu kullanıldığını varsayarak 100 koloni ye sahip bir parafinli balmumu kullanan arıcının ya da bal üreticisinin yıllık bal mumu maliyeti 2500 TL gibi bir rakam ederken, bal mumu kullanan üreticinin maliyeti 6000 TL 1adet kovan 120 tl yıllık kovan ve bakım maliyeytleride işin içine girince ortalama olarak maliyet 15.000tl  gibi bir rakam çıkmaktadır. Yani 4 kat daha fazla masraf anlamına gelmektedir. Bu nedenle dir ki gerçek  balın kalitesi, bal değeri, insan sağlığı yönünden faydaları da düşünüldüğünde balın fiyatını da biraz arttırmaktadır. Bu bilgilerden sonra şunu söyleyebiliriz ki, balın bal üreticisi tarafından alınması da çok önemlidir. 


Balı üreticiden aldığınızdan emin olmanız gerekmektedir, balı üreticiden alıp, satın aldığı fiyatın üzerine kâr koyarak satış yapan kişi, kurum ya da kendini bir marka adı altında güvenilir göstererek bal satış yapan internet sitelerinden, araştırmadan, emin olmadan ve güvenmeden bal satın almak ne kadar doğrudur tartışılır. Özellikle Kestane balını satın alırken çok dikkatli olmaya özen gösterin. satışı yapanın bal üreticisi olup olmadığına, arıcılar birliği, bal üretim ruhsat ve izninin olup olmadığına, bal üreticisi ise üretim sertifikalarının olup olmadığına ve hatta yıllık ve . Bütün bunların yanında üreticinin adresi, yeri, konumu, balı nerede ürettiği, açık adresi, telefon ve iletişim bilgileri gibi bilgileri de bilmek gerekir. Kaliteli Kestane balı 
KÜREDAĞLARI MİLLİ PARKI BARTIN ’ da yoğun olarak Küre vadisinde 100-1200 metre rakım aralığında seyreden yoğun Kestane ağaçlarının bulunduğu ormanlık alanlarda üretilmektedir. 
Doğu Karadeniz Bölgesinde ikâmet eden, bal alım satım ticareti ile uğraşan bazı üretici olmayan kişiler sarp sınır kapısından kaçak yollarla çok düşük fiyatlara Gürcistandan kestane balı adı altında bal getirip Artvin, Borçka ve diğer yöresel isimleri kullanarak kaçak bal satışı yapmaktadırlar, Bu kişilere güvenmeyin ve bal satın almayın, öncelikle sağlığınızı düşünün... 
Kestane balı satın alırken dikkat edilmesi gereken hususları özetlemek gerekirse ;





BARTIN;LI ARICI ERKAN Küre dağları Milli parkı . KESTANE BALI KÜRE BAL .1995


KÜREDAĞLARI MİLLİ PARKI \ BARTIN İşletme tescil Belge no. TR340000349882 kesane çiçeği balı Fotoğraflar Bartınlı Arıcı tarafından çekilmişdir * KESTANE BALI BARTINLIARICI@hotmail.com * bartinliarici@gmail.com www.bartinliarici.com \ www.kestanebalı.com ORMAN BAL 1995 ... 24 ayar Altın gibi kestane balı 


0533 327 1617
Küre vadisi Arı Ürünleri ve Arıcılık Merkezi BARTIN dan sizler hizmetvermekdedir türkiyeninheryerine tüm arıcılık malzemeleri ve ekipmanlarında  irtibat 
0378 228 88 68 
Gsm 0533 327 16 17 
 KESTANE BALI ,Polen ,Arısütü ,Propolis
KESTANE BALI ,Polen ,Arısütü ,Propolis
KÜRE
 VADİSİ Kestane balı


POLEN

POLEN
Polenin yapısı
Polende 18 çeşit amino asit, 10 farklı mineral madde, B grubu vitaminlerinin tümüne ek olarak C, D, E vitaminleri, doğal hormon, enzim, koenzim, pigment, karbonhidrat ve fermentler bulunmaktadır. Kaynağına göre değişiklik göstermekle birlikte genel ortalama olarak polen; %35 karbonhidrat, %20 protein, %20 su, %5 lipid ve %20 dolayında diğer maddeler içerir. Polen, bir canlının büyüyüp gelişebilmesi için günlük alınması gereken aminoasitleri, vitaminleri ve mineral maddeleri yeterli miktarlarda ve denge içinde bulunduran yegane doğal besin maddesidir.




Polenin Üretimi

Bal üretimi yanında, gerektiğinde koloni beslemesinde kullanmak veya ticari amaçla polen toplamanın daha kazançlı arıcılığa vesile olduğu kesindir. Polen, teknik olarak kurutma dolaplarında kurutulması yanında basit olarak havadar ve doğrudan güneş ışığı almayan gölge bir yerde kurutulabilir.Polenin Faydaları – Polen mucizesiÇocukların sağlıklı gelişmesi ve beslenmesinde,Düşünme, araştırma ve çalışma gücünün artırılmasında,Sporcuların ve yarış hayvanlarının performanslarının artırılmasında,Kansızlığın giderilmesinde,Karaciğer, prostat ve kanser hastalıklarında faydalıdır.Siz,60 yaşından sonra 40 yıl daha dinç yaşamak istiyorsanız poleni hemen her gün yiyiniz.Gelişme çağındaki çocuklarda ise çocukların, bol kaloriye, bol protein, vitamin ve madenlere ihtiyaçları vardır. Polen fazlasıyla; Enerjiyi veren vitaminleri, boy uzatan hormonları karşılar, zekayı çalıştırır, kemik ve kas kuvvetsizliklerini giderir.Bilhassa fast-food alışkanlıklarına başlama çağı olan ve gelişmenin durduğu genç yaşlarda kullanılan Polen kürleri; Gençlerin gelişmesini durdurmaz, sportif faaliyetlerde başarılı olmalarını sağlar, zekalarını çalıştırabilme kapasitelerinin en yüksek olduğu bu dönemde gerekli aminoasit ihtiyacını karşılar ve sonuç olarak hayata başlama adımlarında, beyin-beden gücü standartı yüksek olarak, polen kullanmayan akranlarından, hem fizik hem de başarı olarak daha da önde olurlarPolenin bileşimindeki vitamin ve mineraller kan yapıcı ve ümmün sistemi güçlü tutucu özellikte olduğu için diğer pek çok hastalıkta olduğu gibi kanser türlerinde de mutlaka hastaya bol miktarda verilmelidir.Son araştırmalar polenin kanser hücrelerinin bölünüp çoğalması olan mitoz olayını azaltarak sitotoksik etki yaptığını da göstermiştir.Ünlü kanser araştırmacısı Berlin’li Dr.P.G.Seeger ‘in görüşüde şöyle :”Üstün bir doğal cevherler birleşimi olan polen hastalık ve çeşitli yetersizlik hallerinde çok yönlü ve güçlü(Omnipotenter) bir etkiye sahiptir.(Kaynak :Alman tıp yayınından, Natureilpraxis,sayı 5 sayfa 437-444 )”Dr.Seeger :”Yapısındaki maddelerin çok yönlü etkisini düşünerek poleni bir “hayat iksiri “olarak adlandırabiliriz onun bu özelliği gerçekte ,ferment fonksiyonu ve hücre solunumunu canlandırmasına dayanıyor.Ve onu birçok hastalığın hatta kanserin korunma ve tedavisinde çok değerli bir madde yapıyor.” diyor.

KULLANIM DOZU
Arıdan alınan polen o anda nemlidir ve çabuk bozulabilir.Bu nedenlerle ya gölge ve havadar bir ortama serilerek veya bu amaçla yapılmış özel fırınlarda ısı 30 dereceyi geçmemek üzere kurutularak nemi alınır.Son teknolojiler polenin -40 derecede şoklanarak neminin alınmasını sağlamıştır.Neme alına polenler normal oda sıcaklığında ve nemsiz ortamda bozulmadan 10 yıl kadar saklanabilirler.
Arı poleni mucizesi
“…Polen metabolizmamız için çok değerli olan temel maddeleri içerir. Organizmamızı zinde tutmak ve dengeli beslenmek için vücudun ihtiyacı olan eksik maddeleri tamamlamak ve korumak açılarından yaşamsal önem taşımaktadır. Polen kabızlık ve bağırsaklardaki tıkanmaları ortadan kaldırır. İnatçı ishalleri tedavi eder. Ayrıca bağırsak mikroplarını düzenler.– Polen insanlarda sinirliliği ortadan kaldırır. İnsanı rahatlatır.– Polen bir kuvvet şurubu gibi etki yapar. Hastalıktan kalkanları kısa sürede eski enerji ve canlılığına kavuşturur.– Polen düşünme yeteneğini arttırır.– Polen kansız çocuklara yardımcı olur. Alyuvar sayısını %25-30, hemoglobini %15 oranında yükseltir.– Polende bulunan ribofilavinin görme üzerindeki etkisi büyüktür. Birçok olayda şaşırtıcı sonuçların alındığı ve görme yeteneğinin arttığı saptanmıştır.– Polende bulunan aminoasitlerrden cytin, ( kükürt içeren bir aminoasittir ) saçın gelişmesinde önemli rol oynar. Cytin in saç dökülmesini önlediği ve saç sayısını arttırdığı saptanmıştır.– Polen prostat hastalıklarında da iyileştirici rol oynar.– Polen güzellik kremi olarak da kullanılır. Bunun için bir kahve kaşığı polen öğütülür ve taze yumurta sarısı ile karıştırılır. Bu karışım hafif masajla yüze ve boyuna sürülür. Yarım saat beklenir, zamanı dolunca bol su ile yıkanır. Sonunda cilt, parlaklık ve tazelik kazanır.Beklenen iyileşmenin gerçekleşmesi için ne kadar polen gereklidir?



“Polen harika besinlerin en üstünüdür.Kimyasal analizler polende,vitaminler,proteinler ,yağ,şeker,mineral,hormon,büyütücü faktör,pigment v.s bulunduğunu gösteriyor.Bu canlı ve dengeli besin beyni ve vücudu yorgun uyuşuk insanlara bir kaç günde canlılık ve yaşama neşesi veriyor.Büyüme faktörleriyle cılız ve yorgun çocukların hızlı gelişmesini sağlıyor.Kansızlarda ,Bir ay süre ile hergün ir kahve kaşığı polen yedikten sonra yapılan labaratuar denemeleri ,kandaki kırmızı küreciklerin ,milimetre küpte,beşyüz bin arttığını gösteriyor.Hafif laksatif, yani barsak çalıştırıcısıdır.İç zehirlenmeleri önleyicidir.Sabah ,öğle ve akşam bol vitamin almak için polen yiyiniz.Ilık süt ,çay ,kahve yada suya karıştırılır veya doğrudan yenilir.Günlük normal miktar bir çay kaşığıdır.Aşırı yorgunluk,zayıflık ,hastalık,kansızlık,yavaş gelişme gibi durumlarda dozu artırınız.Hiç bir yan etkisi tespit edilmemiştir.Son araştırmalar erken ihtiyarlamadan koruduğunu gösteriyor.Siz,60 yaşından sonra 40 yıl daha dinç yaşamak istiyorsanız poleni hemen her gün yiyiniz”).Sağlık ve beslenme konularında 30 dan fazla kitap yazmış olan fransız Dr.Raymond Dextreit ,”Le miel et pollen” (Bal ve polen ) isimli kitabında polenin faydalarını şöyle açıklıyor:“Değişik labaratuarlarda,özellikle Rusya vitaminler enstitüsünde birçok kez yapılan analizlere göre polen,vitan ve ferment gibi canlı cevherlerden yana çok zengindir.Prof.Joiriche, Dr.Chauvin ve Alain Caillas’ın yaptıkları polen analizleri göz önüne alınırsa ,en başta sinir dengesi kurmaya yaradığı anlaşılır.Beyin yorgunluğu ve düşünsel bunalım sonucu ortaya çıkan ,zayıf sinirli ,gücü tükenmiş ve uyuşuk insanlar,her gün yedikleri 2 kaşık polen le gerçek bir sağlık verici,sakinleştirici ilaç bulabiliyorlar.Şişmanlık ve zayıflık ,ishal ve peklik gibi karşıt durumlarda dengeye getirici ,sağlık kazandırıcı bir etki yapar.Salgı bezlerini ve hormanla sistemi uyarır.Polit , ince bağırsak ilthabı ve bağırsak kokuşmasında faydalıdır.Özellikle kolibasillere mikroplara öldürücü ve üremeyi durdurucu etkisi denenmiştir.


Çiçek tozlarının arka ayaklarında küçük birer polen taneciği halinde biriktirirek kovanına dönen işçi arı ,kovan dışına ve giriş deliği ağzına özel olarak yerleştirilen ve adına polen tuzağı denilen delik ağzı dar,altı elekli kutu şeklindeki tahta kapandan sürünürek kovana geçmek isterken,arka ayaklarındaki polen taneciklerini altaki kutuya düşürür.Kovana polensiz olarak girer bir kovana giren günlük polenin yüzde onunun bu şekilde alınması ,kovandaki bal verimini ve arı yaşamını etkilemez.Daha fazla alınırsa verim ve düzen bozulur.Bunu arıcılar bilirler.
Arıdan alınan polen o anda nemlidir ve çabuk bozulabilir.Bu nedenlerle ya gölge ve havadar bir ortama serilerek veya bu amaçla yapılmış özel fırınlarda ısı 30 dereceyi geçmemek üzere kurutularak nemi alınır.Son teknolojiler polenin -40 derecede şoklanarak neminin alınmasını sağlamıştır.Neme alına polenler normal oda sıcaklığında ve nemsiz ortamda bozulmadan 10 yıl kadar saklanabilirler1. çay kaşığı polendeki: 8 mgr. B1 vitaminini 3 kg karaciğerden , 8 kepekli – 20 beyaz ekmekten 20 kg elma ve 20 kg domatesten alabiliriz.1 çay kaşığı polendeki 5 mg B-5 vitaminini 15 kepekli -75 beyaz ekmek, 6 kg portakal , 12 kg domates , 16 kg elmadan alabiliriz. Yine 27 mg B-5 pantotenik asiti 13 kg sığır etinden 25 kg buğday ve 95 litre sütten alabiliriz.İşte bunlar bize POLEN’in ne kadar değerli ve önemli bir DOĞAL BESİN olduğunu göstermektedir.

Grecean ve Enciu’nin bu konuda yaptığı çalışmalar sonunda polenin Staphylococcus, Salmonella, Ecoli ve Bacillus anthracis’e karşı etkili olduğu ve bunların üremelerini engellediği tespit edilmiştir.İçerdiği vitaminlerPolende bütün vitaminler, yağ, protein, şeker, mineral, doğal hormon gibi maddeler bulunur. Ayrıca 27 çeşit madensel tuz, 22 çeşit amino asidi yanında; A, B, B1, B2, B3, B5, B6, B7, B8, B9, B10 vitaminleri de içerir.Polenin uluslararası bilimsel çalışmalara göre FaydalarıRusya Irkomtsk Tedavi Kliniği
Vikingler gözlemsel olarak farkettikleri poleni, “mabud yemeği ” olarak savaşlara giderken yerler ve ortalama 100 yıl yaşarlardır.‘Ensafalit’ (Beyin iltihabı)’na yakalanan Danimarka’lı Jyte Elmgaad’a doktorları dört ay ömrü kaldığını açıkladılar. Kısa zamanda duyu özelliklerini kaybeden genç kadın, sağır, dilsiz ve kör olur. Bunun üzerine, Polen özü enjeksiyonları yapılır. Sonuç hayret vericidir. Hasta mucize şekilde ölümden kurtulur ve eski sağlığını kazanır.
BEYİN, PROSTAT, KARACİĞER, SOLUNUM YOLU İLTİHAPLARI VE DAMAR SERTLİĞİ’inde sonucu şaşkınlık veren tıbbi kürler devam etmektedir.”tedavi edildiği halde iyi olmayan pek çok hastam, gözlerimin önünde iyi olmuşlardır. Bir çok SOLUNUM HASTALIKLARI’ının da polenle tedavi edildiğini ve hastaların gerçekten hastalığı ve nekahat süresini süratle atlattıklarını müşahade ettik. Söylenecek tek şey yok. İnsanlık demek ki burnunun dibinde bulunan bu “Harika İlacı” şimdiye kadar hiç farketmeden yaşamış”Hafif laktasif, yani BARSAK ÇALIŞTIRICI’dır. İÇ ZEHİRLENMELER’i önleyicidir. Sabah ve öğle, vitamin almak için polen yiyiniz. Ilık süt, bal veya suya karıştırılır. Veya doğrudan yenilir. AŞIRI YORGUNLUK, ZAYIFLIK, HASTALIK, KANSIZLIK, YAVAŞ GELİŞME gibi durumlarda doz arttırılmalıdır. Hiç bir yan etkisi tespit edilmemiştir.Son araştırmalar ERKEN İHTİYARLAMA’dan koruduğunu gösteriyor. Siz, 60 yaşından sonra 40 yıl daha dinç yaşamak istiyorsanız Poleni hemen her gün yiyiniz.”Yazar : Fransız Tıp Profesörü Dr.Robert Tocquet (5 ayrı dilde 26 tıbbi kitap ve ansiklopedi yazan Bilimadamı)




ŞİŞMANLIK ve ZAYIFLIK, SÜRGÜN ve PEKLİK gibi karşıt durumlarda dengeye getirici, SAĞLIK KAZANDIRICI bir etki yapar. SALGI BEZLERİ’ni, HORMONAL SİSTEMİ uyarır. KOLİT, İNCE BARSAK İLTİHABI VE BARSAK KOKUŞMASI’nda faydalıdır. Özellikle KOLİBASİLLERE, MİKROPLARA, öldürücü ve üremeyi önleyici etkisi denenmiştir.”Yazar : Fransız Dr.Raymond Dextreit (Sağlık ve beslenme konularında 30′dan fazlakitap yazarı)Sayısız ŞEKER HASTASI polen kürü yapıyor. Örneğin, Lyon’dan Bayan B. son devrede ileri bir şeker hastası (diabetik) idi. İdrarının litresinde 48 gram şeker ölçüldü. Çeşitli ilaçlar kullanmasına rağmen iyileşme ümidini yitiriyordu. Günde 3 gram polen yiyerek 15 günlük kür yaptı. İlk kürün sonunda idrardan dışarı atılan şeker %87 düştü. Yenilenen kürler sonunda şeker, litrede 1 grama indi ve kol, bacak ve bel ÖDEM’leri (ŞİŞLİKLER) ile, Anjindö Puatrini (KALP YETMEZLİĞİ) daha iyi olduğu görüldü.”Rus Bilimler Akademisiİsveç Lund Üniversitesi Cerrahi Kliniği Üroloji Bölümü – Dr. Gasto JonsonYazar : Fransız Dr.Raymond Dextreit (Sağlık ve beslenme konularında 30′dan fazla kitap yazarı)Bir arının günde 4000 çiçeğe konarak 35 günlük ömründe yapabildiği 10 gramcık balı, insanların kovandan çalarak yediklerini görüyordu arılar. Oysa, günün birinde 2-200 mikronluk biricik besinlerini insanların da “Harika Besin” yapacaklarını, bir santimlik boylarını ve küçücük beyinleriyle düşünemezlerdi arılar. Bitki hayatının sırrını taşıyan çiçek tozlarını “Doğanın En Üstün Besini” seçerek ömür boyu yiyen ve gerçek balı yapan arılar onun “Tam Besin” olduğunu biliyorlardı. Öyle bir besin ki, yapısında 70′e yakın cevher taşımaktadır. Bütün vitaminleri, 22 çeşit aminoasiti, sindirim fermentlerini, hormonları, yağları, doğal şekerleri, mineralleri yapısında bulundurmaktadır. Polen besinler dünyasının son harikasıdır.”Türkiye – Dr. Erdal Erkan ( İlk Bilimadamlarımızdan )Başlık : Doğa Harikası POLEN





Yazar : Prof. Dr. M. Mihri Mimioğlu – Dr. Kadriye Sorkun” Polen, metabolizmamız için çok değerli temel maddeler içerir. Organizmamızı zinde tutmak ve dengeli beslenmek için vücudun ihtiyacı olan eksik maddeleri tamamlamak ve korumak açılarından yaşamsal önem taşımaktadır. Polenler renk, şekil ve içerikleri bakımından büyük farklılıklar gösterirler. Polenlerin %80′i sarıdır. Bunun dışında siyah, kırmızı, mor, pembe, eflatun vb. renklerde polene rastlamak da mümkündür. Polene bu renkleri veren renk maddeleridir. Bu renk maddelerden karotenoidler başlıcı a-karoten, b-karoten, lycopin, xanthophyl ve zeaksonthinden ibarettir. Klorofil varlığına polende rastlanılmamıştır. Polende ortalama %25 protein vardır. Protein miktarı polenin türüne, yöresine, toplama sistemine göre farklılıklar göstermektedir. Polen bilim dalı Patinoloji’dir.Polende vitamin H’nin varlığı Rus araştırmacı Deviatrin ve Joricih tarafından açıklanmıştır. Bu vitamin GELİŞMEYİ kolaylaştırır. DERİ VE GÖZ KAPAĞI İLTİHAPLARI’nı önler. Polende rutin vardır. Rutin kılcıl damarları etkileyerek fazla kanamaya engel olur, KALP KASININ ÇALIŞMASINI GÜÇLENDİRİR. Chauvin ve Lenormand’ın araştırmalarıyla polenin ANTİBİYOTİKLER İÇERDİĞİ de gün ışığına çıkarılmıştır. Grecean ve Enciu’nin bu konuda yaptığı çalışmalar sonunda polenin STAPHYLOCOCCUS, SALMONELLA, E.COLİ ve BACİLLUS ANTHRACİS’e karşı etkili olduğu ve bunların üremelerini engellediği tespit edilmiştir. Caillas’dan edinilen bilgiye göre, bir polen kürü ile en inatçı BAĞIRSAK İLTİHABI bile iyileştirilebilir. Polenler BAĞIRSAK BAKTERİ ve FERMENTLERİ üzerinde olumlu etki yapar. Bu bakımdan polenlere bağırsakların polisi gözüyle bakılabilir. Polende bulunan ve GELİŞME-BÜYÜME’ye etki eden hormonlarla ilgili çalışmalar fare ve sıçanlar üzerinde denenmiştir. Sonuçta polen yedirilen hayvanlar, aynı değerde protein ve vitamin içeren besin alanlardan daha hızlı gelişmişlerdir. Bu bilgiler bize polenin besin içeriği bakımından ne denli zengin bir kaynak olduğunu ve bileşiminde insan sağlığı açısından önemli maddeler bulunduğunu göstermektedir.

- Polen, KABIZLIK ve BAĞIRSAKTAKİ TIKANMALARI ortadan kaldırır. İNATÇI İSHALLERİ tedavi eder. Ayrıca BAĞIRSAK MİKROPLARINI düzenler.- Polen insanlarda SİNİRLİLİĞİ ORTADAN KALDIRIR. İnsanı rahatlatır.- Polen bir KUVVET ŞURUBU gibi etki yapar. Hastalıktan kalkanları kısa sürede eski ENERJİ ve CANLILIĞINA kavuşturur.- Polen DÜŞÜNME YETENEĞİNİ ARTTIRIR.- Polen KANSIZ çocuklara yardımcı olur: ALYUVAR SAYISINI %25-30, HEMOGLOBİNİ %15 ORANINDA YÜKSELTİR.- Polende bulunan Riboflavine’nin GÖRME ÜZERİNDEKİ ETKİSİ BÜYÜKTÜR. Birçok olayda şaşırtıcı sonuçların alındığı ve GÖRME YETENEĞİNİN ARTTIĞI saptanmıştır.- Polende bulunan AMİNOASİTLERDEN CYSTİN (kükürt içeren bir aminoasittir) SAÇIN GELİŞMESİNDE ÖNEMLİ ROL OYNAR. Cystin’nin SAÇ SAYISINI ARTTIRDIĞI ve SAÇIN DÖKÜLMESİ’ni önlediği anlaşılmıştır.- Polen PROSTAT hastalarında iyileştirici rol oynar.- Polen GÜZELLİK KREMİ olarak da kullanılır. Bunun için, bir kahve kaşığı polen öğütülür ve taze yumurta sarısıyla karıştırılır. Bu karışım hafif masajla yüze ve boyuna sürülür. Yarım saat beklenir. Zamanı dolunca bol suyla yıkanır. Sonuçta cilt parlaklık ve tazelik kazanır.


Beklenen iyileştirmenin gerçekleşmesi için ne kadar polen gereklidir ? Caillas’ın bildirdiğine göre kesin sonuçlu bir tedavi için günde 32 gram polen yeterlidir. Sağlıklı yaşamın devamı içinde 15 gram polen alınmalıdır. Polen kullananların söylediklerine, kendi deneylerimize ve arıcılar birliği üyelerinin kanısına göre, yukarıda verilen miktarların yarısı kadar bir doz bile yeterlidir. Bir kahve kaşığı polen 4 gram gelir. Genel durumumuzu sağlıklı tutmak için 2 kahve kaşığı polen alınmalıdır.

Yapılacak kürün dozu
Polen çiçekli bitkilerde çiçeklerin erkek organlarınca üretilip dişi organın döllenmesini sağlayan basitçe çiçek tozu olarak da adlandırılan bitkilerin erkek cinsiyet hücreleridir. Bal arıları, poleni büyük oranda yavru gıdası olarak kullanırlar. Polen kıymetli bir protein, vitamin ve mineral madde kaynağıdır.
Polenin kimyasal yapısı, rengi, tadı, kokusu ve şekli bitki türüne göre değişmektedir. Çoğunlukla sarı renkli olup siyah, mor, pembe renkli polenlere de rastlamak mümkündür. Ayrıca balın kaynağı, balda bulunan polenlerin analizi ile belirlenmektedir
Polen, polen tuzakları kullanılarak toplanmaktadır. Kovan girişine değişik şekillerde monte edilebilen tuzaklardan geçen arının taşıdığı polen tuzak haznesinde birikir. Haznede biriken polen, 1-2 gün aralıklarla boşaltılıp 42 oC’ı geçmeyen sıcaklıkta kurutma dolaplarında kurutulup su oranı %7-8 oranına düşürülür. Daha sonra eleklerden geçirilip temizlenen polen hava almayacak şekilde ambalajlanıp 6 aylığa kadar olan depolama için oda sıcaklığında daha uzun süreli depolamalar için soğuk ortamda saklanır. Uzun süreli saklanacak kurutulmuş ve temizlenmiş polen CO2 gazı ile fümige edilebilir.
Yapılan denemeler polen toplamanın, koloninin gelişmesi ve bunun sonucu olarak da bal üretimi üzerinde önemli olumsuz etkide bulunmadığını göstermiştir. Polen toplanması durumunda, arıların daha çok polen toplama seferine çıkarak ve polen tuzağına rağmen küçük polen kümelerini koloniye geçirerek ihtiyaçları olan poleni depoladıkları tespit edilmiştir.
Polenin Tüketimi
Polen, daha önce de bahsedildiği üzere canlının gelişmesi ve büyümesi için günlük alınması gereken tüm gerekli maddeleri uygun denge içinde bulunduran yegane doğal besindir. Bu bakımdan insan sağlığı ve beslenmesinde ve genel vücut direncinin korunmasında büyük öneme sahiptir. Polen, sabahları aç karnına, kahvaltıdan en az yarım saat önce ya da akşam yemeğinden en az 4 saat sonra tercihen yatmadan önce sade olarak veya ılık süt ve meyve suları içinde alınmalıdır. Günlük alınması gereken doz duruma göre, yetişkinlerde 15-40 g, 6-12 yaş grubu çocuklarda 10-15 g, 3-5 yaş grubu çocuklarda ise 5-15 g’dır. Bir yemek kaşığı kuru polen yaklaşık 10 g’dır.
Genel sağlığın korunması ve vücut direncinin artırılması yanında dengeli beslenme amacıyla da tüketilen polen aşağıdaki hallerde de fayda sağlamaktadır. Ancak nadiren de görülse polen bazı kişilerde alerjik reaksiyona neden olabilir. Bu durumda polenin kullanılmaması gerekir.
Polen;
Zihinsel ve bedensel yorgunluklarının giderilmesinde,
-İspanya’daki bir araştırma grubu 15 farklı polen çeşidinin besin değerini tetkik etmiş ve protein, yağ ile karbonhidrat gibi ana besin maddelerinden zengin içeriği nedeniyle polenin günlük beslenme planı için önemli bir tamamlayıcı madde olabileceği yorumunu ortaya koymuştur. (Kaynak: Orzáez Villanueva et al. Int J Food Sci Nutr 2002; 53(3):217-24.)
-Yine İspanya’da yapılmış bir deneysel araştırma polenin demir eksikliği anemisi (kansızlığı) olan sıçanlarda demir, kalsiyum, fosfor ve magnezyum gibi önemli minerallerin metabolizmasını olumlu yönde etkilediği gösterilmiştir. (Kaynak: Haro et al. J Agric Food Chem 2000;
-Polenin besin değerinin yüksek olduğu bilgisinden yola çıkılarak İngiltere’de adölesan (ergenlik) çağındaki genç yüzücüler üzerinde yapılan karşılaştırmalı bir araştırma ilgi çekici bulgularla sonuçlanmıştır: Buna göre 20′şer yüzücüden oluşan iki gruptan birisine polen verilmiş diğeri ise kontrol grubu olarak değerlendirilmiştir. Polen kullanan yüzücülerin diğerlerine göre akciğer vital kapasitelerinin anlamlı düzeyde arttığı ve 6 haftalık antrenman periyodu süresince üst solunum yolu enfeksiyonlarına daha az yakalandıkları görülmüştür. (Kaynak: Maughan & Evans. Br J Sports Med 1982
Prof. Dr. M. Mihri Mimioğlu ve Dr. Kadriye Sorkun’un birlikte kaleme aldığı TÜBİTAK’ın ‘Bilim ve Teknik’ dergisinde (Ekim 1984, Sayfa 34) yayınladığı “Doğa Harikası Polen” başlıklı bilimsel makalede polen ile ilgili yapılmış araştırmalarda elde edilmiş önemli bilimsel veriler özetlenmiştir. Makaleye göre: Polen metabolizmamız için çok değerli olan temel maddeleri içerir. Organizmamızı zinde tutmak ve dengeli beslenmek için vücudun ihtiyacı olan eksik maddeleri tamamlamak ve korumak açılarından yaşamsal önem taşımaktadır. Bir polen kürü ile en inatçı bağırsak iltihabı bile iyileşebilir. Polenler bağırsak bakteri ve fermentleri üzerinde olumlu etki yaparlar. Bu bakımdan polen fare ve sıçanlar üzerinde çeşitli araştırmalarda denenmiştir. Sonuçta polen yedirilen hayvanlar aynı değerde protein ve vitamin içeren besin alan diğer hayvanlara göre daha hızlı gelişmişlerdir. Bu bilgiler bize polenin besin içeriği bakımından ne denli zengin bir kaynak olduğunu ve bileşiminde insan sağlığı açısından önemli maddeler bulunduğunu göstermektedir
Caillas’ ın bildidiğiine göre kesin sonuçlu bir tedavi için hastalıklarda, günde 32 gr. polen yeterlidir. Sağlıklı yaşamın devamı için de, günde 15 gr. polen alınmalıdır. Polen kullananların söylediklerine, kendi deneyimlerimize ve Arıcılar Birliği üyelerinin kanısına göre yukarıda verilen miktarın yarısı kadar bir doz bile yeterlidir.
KALP DAMAR HASTALIKLARINDA POLEN
En yaygın kalp hastalığı, damar kireçlenmesi ve tıkanmasıdır. Polenin yapısında bulunan P vitamini ve diğer yararlı elementler damarları yumuşatır, kana geçen civardaki artıkların idrarla dışarı atılmasını sağlar. Ünlü araştırmacı Alain Caillas, kitabında “Miyokard enfaktüsü ve kalbin kroner damarlarının tıkanmasında, polen sayesinde şaşırtıcı iyileşmeler görülüyor. Rus Bilimler Akademisi’nde Prof. Beklerov ve arkadaşlarının önemli araştırmalarına göre Polen, yüksek tansiyona, damar sertliğine, kolesterol yüksekliğine, kroner tromboz ve felçlere karşı koruyucu ve iyileştirici etki yapıyor.” diye açıklıyor. Hürriyet gazetesinin “Püf noktası” sütununda “Çiçek tozu gençleştiriyormu ? İsveçli Dr. Lars Eric Essen ve Dr. Tissinin, poleni yaşlı insanlar üzerinde denemiş ve özellikle damar sertliğinde faydalı olduğunu meydana çıkarmışlardır. ” diye yazılmıştır
RUH VE SİNİR SİSTEMİ HASTALIKLARINDA POLEN
Bu hastalıkların tedavisinde en başta bol B vitaminleri gerekmektedir. Bilhassa B1 vitaminine gereksinim vardır. Bu vitamine “Sinir dokusu vitamini” denilmesi de bundandır. Polen de yüksek oranda B1 vitamini mevcuttur. Ayrıca Polen bütün B vitaminleri kompleksidir. Dr. Raymond Dextreit, düşünsel yorgunluk ve yaşamın bozuk düzeni nedeniyle sinirleri zayıflamış, güçsüz kalmış kimselerin, günde yedikleri 2 kaşık polen sayesinde sağlık ve sakinlik bulacaklarını yazmıştır.
SİNDİRİM SİSTEMİ HASTALIKLARINDA POLEN
Gastrit, Ülser, Kolit ve Hemeroid en yaygın sindirim sistemi hastalıklarıdır. Gastrit ve Ülserin ana nedeni ise sinirseldir, genelikle stresten kasılan (spazm yapan) mide kası sinirleri, o bölgeye gelen kılcal damarları da kısarak bir bölgenin kansız kalıp, yaraya dönüşmesine neden olur. Tedavi edilmezse insana yaşamı zehir eden hastalıklardır. Ömür boyu diet uygulamayı veya ameliyatları gerektirir. Bazı zamanlarda mide kanaması ve delinmesi şeklinde ölümlere neden olurlar. Belirtilen gramajlar dahilinde yapılan Polen kürleri, Mide-Barsak sistemine bağlı tüm hastalıklarda: geçici değil, Kesinkez tedavi sağlar.
Bir polen kürü ile en inatçı bağırsak iltihabı bile iyileşebilir. Polenler bağırsak bakteri ve fermentleri üzerinde olumlu etki yaparlar. Bu bakımdan polende ve gelişme – büyümeye etki eden hormonlarla ilgili çalışmalar fare ve sıçanlar üzerinde denenmiştir. Sonuçta, polen yedirilen hayvanlar aynı değerde protein ve vitamin içeren besin alanlarından daha hızlı gelişmişlerdir. Bu bilgiler bize polenin besin içeriği bakımından ne denli zengin bir kaynak olduğunu ve bileşiminde insan sağlığı açısından önemli maddeler bulunduğunu göstermektedir.
KANSIZLIK VE ZAYIFLIKTA POLEN
Polenin en belirgin ve yaygın özelliği, süratle iştah açıcı ve kan yapıcı olmasıdır. Tedavilerde önemli olan, bileşiminde tüm cevherleri taşıyan bir kan sağlamak ve hasta bölgeye ulaştırmaktır. Gerisini vücut halleder…Nasıl bir otomobile, bozuk bir yakıt konduğunda çalışmasında aksaklık meydana gelirse; İnsan vücudunun yakıtı da ona gerekli tüm cevherleri bünyesinde bulunduran sağlıklı bir kandır. Kandaki cevherlerin bir veya birkaçının eksikliğine Kansızlık yani Anemi denir. Kansızlık her tür sağlık sorununa neden olan başlıca etkendir. Ülkemizde yapılan araştırmalar halkımızın %60-70?inin kansızlık sorunu olduğunu ortaya koymuştur. Düzenli kullanılan kürler sonucu; Polen: Kanı temizler, Kanı filtre eder, Kan yapar, Direnci arttırır, Alyuvar sayısını %30 oranında arttırdığı Bilim adamları tarafından kanıtlanmıştır.
SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARINDA POLEN
Solunum sistemi hastalıklarının genel ve çok görülen nedeni üşütmektir. Üşütme ile vücudun direnci kırılır, metabolizma vücut ısısını normale çıkartmak için çaba sarfederken solunum yollarında virüs ve bakteriler kendine yer ve ortam bularak süratle çoğalırlar. Nezle, grip, anjin, faranjit, bronşit, zatürre, zatülcenp, astım, sinüzit ve verem gibi hastalıklar meydana gelebilir. Bu hastalık mikropları burada da kalmayıp, kan yolu mafsallara, kalp kapakçıklarına ve böbreklere vs. geçerek daha hayati hastalıklara da neden olabilirler. Bu nedenle solunum sistemi hastalıklarının süratle tedavisine gidilmektedir. Gelişmiş ülke doktorları, bu hastalıklarda, diğer ilaçlarla birlikte Polen de vererek tedavi yapmaktadırlar. Çünkü Polen vücut direncini, kanın lökosit (alyuvarlar) ve antikor yapımını arttırır. Sovyet Prof. N.Joiriche, burun ve boğaza polen püskürtülerek mukoza direncini arttırmak ve virüsleri etkisiz kılmak yolundaki başarılı çalışmalarını yayınlamıştır. 1957?de ilk kez Pasteur Enstitüsü’nde polenin verem mikrobu olan “Koch” basiline karşı öldürücü etkisi olduğu saptandı. Yapısındaki sakızlı maddesi, terementi esansı, nükleik asitleri ve Bol B vitaminleri ile Polen, Akciğeri dezenfekte ettiği gibi, balgam söktürücü, mikrop öldürücü, çabuk iyileştirici etkiye sahiptir
ŞİŞMANLIKLARDA POLEN
Şişmanlık ve zayıflık gibi iki karşıt durumda vücuttaki fazla karbonhidrat, glikoz ve yağları yakarak şişman bünyeyi zayıflatır, metabolizma dengesi sayesinde zayıf düşen hücreyi derhal uyarır, üstün kan yapıcı özelliğiyle kas gücü ve metabolizmayı çalıştırarak cılız ve zayıf bünyeyi normal haline getirir. Polen, hücrelerde ki yanma olayını metabolizmayı ve adrenalin salgılanmasını hızlandırır. Böylece biriken yağların erimesini çabuklaştırdığı gibi, kas gücünü de arttırarak zayıflama esnasında hissedilen halsizliği de giderir
PROSTAT HASTALIĞINDA POLEN
Prostat bezesi idrar torbasının hemen çıkışında ve sadece erkeklerde bulunan ceviz büyüklüğünde bir doğal subaptır. Beyinden uyarılan sinir telleri omurilikten takiple prostata ulaşır ve gerektiğinde bu subapı açıp, idrarın boşalmasını sağlar. Aynı beze idrar yolu kapayıp, meni yolunu gerektiğinde açarak meni çıkışını sağlar. Bu esnada özel salgı bırakarak spermlerin ölmesini önler. Bu harika organcık güçlü kaslarla ve sinir sistemiyle istemli çalışır. Zamanında çok alkol kullanan sinirleri yıpranmış kimselerle, başka hastalıklar için değişik ilaçlar kullanmış veya idrarına mikroplar karışmış insanlarda ve yaşlılıktan kasları gevşemiş olanlarda prostat sorunları görülmesi normaldir. Yaygın prostat hastalığı ise prostatitis denilen, prostat iltihaplanmasıdır. Prostatitis’te ve prostat hipertrofisi’nde Polenin antibiyotiklerden daha etkili olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Polen araştırmacısı Alain Caillas (Fransa Tarım Akademisi – Polen araştırmaları ile ödül kazanmış ) kitabında şöyle özetlemiştir.
“Polenin prostat hastalıklarına da şaşırtıcı etkisi vardır. İsveçli iki araştırmacının, Upsala Üniversitesi Tıp Fakültesi Kliniği’nden Prof. Eric-Ask Umparc ile Lund Üniversitesi Cerrahi Kliniği’nden Dr. Gosta Jonson’un çalışmaları polenin prostatitis’e en iyi etkiyi yaptığını ortaya koydu. Prostat büyümesin de ise polen kürü ile yapılan denemeler aralıklı gelen ve uzun süren hafif ağrıların yok olduğunu ve idrara çıkma sayısının azaldığını gösterdi. Bilhassa ağır prostat geçiren yaşlı hastaları ameliyattan kurtarmıştır.” Yapılan bir denemede, kronik prostat vakalarında 3 ay süreyle denenen polen % 92 başarı sağladığı görülmüştür.
YAŞLILIK SORUNLARINDA POLEN
Enerji üreten, dinçlik kazandıran polen, bilhassa ileri yaşlarda çok faydalıdır. Yaşlı insanların en çok yakındığı ve özlemini duyduğu sorun cinsel yetersizliktir. Kan yapıcı, hücre tazeleyici ve uyarıcı Polen bu soruna da büyük ölçüde yardımcı olmaktadır. Polenin, cinsel istek ve gücü canlandırdığı, kullananlarca doğrulanmıştır. Polen, bir aylık kürle, on yıl gençleştiren kimyasal içerikli sihirli bir değnek değildir. Ancak devamlı ve düzenli kür kullanımı halinde; vücudu hastalıklardan korur, kurtarır, kanı güçlendirir, kaybolan cinsel yaşamı tekrar geri getirir, ömrü uzatır ve hastalıksız standardı yüksek bir cinsel yaşam sürdürür
KISIRLARDA POLEN
Polen kısırlarda da en önde gelen bitkisel gıdalardan biridir. Kısırlık tedavisinin en güç olanı sinirsel kaynaklı hormonal olan şeklidir. Kadın ve erkek beyninin ortasında bulunan nohut büyüklüğünde ki hipofiz bezi, belli zamanlarda kadınlarda yumurtalıklara, erkeklerde ise husyelere, omur ilik sinir telleri kanalı ile emir vererek yumurta ve sperm üretmelerini sağlatır. Korku, şok, stres, beyin özürü veya hastalıkları gibi nedenlerle hipofiz bezi bu görevini yapamaz ise kadında “ovülasyon yokluğu”, erkekte “ozosperm” denilen canlı sperm yokluğu ile kısırlıkları ortaya çıkarır. Dozajlı ve kaliteli bir Polenle birlikte alınan Arısütü, Karakovan balı ve Kırmızı Ginseng, vücuda hem olağanüstü doğal protein, aminoasit, vitamin, mineral sağlayarak destek vermekte ve beyinde hipofiz bezindeki “Spazm”ı çözerek yumurta ve canlı sperm üretimini tamamıyle üretmektedir
BEBEK ÇOCUK VE GENÇLERDE POLEN
Yeni doğan bebek anne sütüyle beslenir. Eğer anne yeterli ve dengeli besleniyor ise; anne sütünün kalitesi, bebeğin beyin ve vücut gelişmesinin tam olabilmesi için yeterli olur. Dolayısıyla annenin süt verme zamanında Polen yemesi, bebeğin beyin ve beden gelişiminde, kemik kas yapısının güçlenmesinde, en önemlisi bebeğin bağışıklık sisteminin kuvvetli olmasında olağanüstü rol oynamaktadır. Aynı zamanda Polenle beslenen annenin, bebeğine verdiği anne sütü daha uzun sürer. Böylece hem bebeğin gelişme bozukluğu önlenir hem de bebeğin kabızlığı önlenir, gazı giderir ve hastalık kapmamasına yardımcı olur.
SAÇ DÖKÜLMELERİNDE POLEN
Polen, saçın suyu ve gübresidir. Saça faydası, kök kısmına yaptığı olumlu etkidir. Bileşiminde ki (doğanın sunduğu saf şekilde); B5 Vitamini (pantotenik asit), niacin ve cystin, saç kökünü en iyi şekilde besler, dökülmesini durdurur, cansız kılların kıl hacmini geliştirir ve saçın gürleşmesini sağlar.
CİLT GÜZELLİĞİ VE POLEN
Ciltteki çeşitli lekelerin, sivilcelerin ve bozuk bir cilt oluşmasında en önemli etkenler, sindirim sistemindeki bozukluk, karaciğer, kansızlık veya temiz olmayan kandandır. Bilhassa sorun kanda ise; kan, derimize yönelik dış etkilere karşı koyabilecek cevherleri taşımıyorsa, normal insan tenine olumsuz etki yapamayan güneş ultraviyole ışınları bile, deride ki kalkan görevi yapan kan maddeleri eksik olan kişiye etki yapıp, derisinde lekeler meydana gelmesini sağlar. Bu nedenle, önce kanın atık maddelerden arındırılıp tüm cevherlerle donatılması, kanın temizlenmesi, filtre edilmesi gerekir. Bunu en iyi Polen sağlar. Hiç bir cilt sorunu olmayan, canlı, sağlıklı parlak pembe bir cilt isteyen bayanlar, Polen yiyerek ve maskesini yaparak ten hücrelerini besleyebilirler. “Oriane” gibi bir çok ünlü güzellik kreminin özü Polen’dir. Tübitak Bilim ve Teknik Dergisi Ekim-1984 sayısında Prof. Dr. M. Mihri Mimioğlu – Dr. Kadriye Sorkun’ un yazısında:
” Polen güzellik kremi olarak da kullanılır. Bunun için, bir kahve kaşığı polen öğütülür ve taze yumurta sarısıyla karıştırılır. Bu karışım hafif masajla yüze ve boyna sürülür. Yarım saat beklenir. Zamanı dolunca bol su ile yıkanır. Sonuçta Cilt, parlaklık ve tazelik kazanır
KANSER VE LÖSEMİ TEDAVİLERİNDE POLEN
Kanser ve Lösemi tedavilerin de Kanser hücrelerini öldürücü veya durdurucu ilaçların yanında bu ana tedavilere yardımcı olan doğal maddeler de vardır.Polen bu yardımcı doğal maddelerin başında gelir.Dünyanın pekçok ileri ülkesinde yapılan konvansiyonel Kanser ve lösemi tedavileri öncesinde ve esnasında hastalara bol miktarda polen de verilmektedir.Polen ya tabletler halinde veya doğal halinde hastaya ya yedirilerek kan değerlerinin düşmemesi ve bağışıklık bozulmaması sağlanmaktadır.
Yapılan araştırmalar kanser ve lösemi tedavisinde ve tedavi öncesinde hastanın günde en az 50 Gr. polen tüketmesi gerektiğini göstermiştir. Daha fazlasını kullanmanın hiçbir yan etkisi tespit edilememiştir.
Tubitak’ ın ( Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu ) haftalık yayın organı olan Bilim ve Teknik Dergisi’ nde ( Sayı 203 Ekim 1984 ) Prof. Dr. M. Mihri Mimioğlu ve Dr. Kadriye Sorkun’ un birlikte kaleme aldığı ve başlığı “DOĞA HARİKASI POLEN” başlıklı bilimsel makaleden bazı bölümleri aşağıya aktarıyoruz:
Bilim adamları tarafından polenin aşağıdaki etkileri öne sürülmüştür.
- Zayıf olanlar polen kürüne başvurmalıdır. Çünkü polen iştah açıcıdır.
Fransız Pr.Dr. Robert Toucguet 5 ayrı dilde 26 kitap yazmış bir bilim adamıdır.”100 yıl dinç yaşamak”(Pour vivre cink fois vingt ans) isimli kitabında polenin faydalarını şu şekilde anlatıyor:
POLEN NASIL ELDE EDİLİR?Çiçek tozlarının arka ayaklarında küçük birer polen taneciği halinde biriktirirek kovanına dönen işçi arı ,kovan dışına ve giriş deliği ağzına özel olarak yerleştirilen ve adına polen tuzağı denilen delik ağzı dar,altı elekli kutu şeklindeki tahta kapandan sürünürek kovana geçmek isterken,arka ayaklarındaki polen taneciklerini altaki kutuya düşürür.Kovana polensiz olarak girer bir kovana giren günlük polenin yüzde onunun bu şekilde alınması ,kovandaki bal verimini ve arı yaşamını etkilemez.Daha fazla alınırsa verim ve düzen bozulur.Bunu arıcılar bilirler.
POLENİN BİYOKİMYASAL ÖZELLİKLERİ
Vücudumuzun bozulan dengelerini yeniden oluşturmada etkin, tüm vitaminleri (A-B (kompleks) – C – D – E – H – P) 22 çeşit aminoasiti , 27 çeşit madensel tuzu , doğal hormon , enzim , karbonhidrat , pigment ve forment gibi değerleri bir arada bulundurur. POLEN ‘in %25 ‘i proteindir.
POLEN’DE BULUNAN VİTAMİN VE MİNERALLER NELERDİR :
Polende tam 22 çeşit aminoasit, 27 çeşit madensel tuz, doğal hormon, enzim, coenzim, pigment, karbonhidrat ve ferment vardır.
Polende bulunan başlıca asitler pantothenic, linoleik, ascorbik ve araohidonik’dir. Demir, bakır, kalsiyum, sodyum, magnezyum, silisyum ise varlığı polende tespit edilen elementlerden bazılarıdır. Polende bulunan iz elementler alüminyum, nikel, titaniyum ve çinkodur.
Dünyaca tanınmış bir araştırma örgütü CNRS Araştırma Örgütü’nün; Araştırma Uzmanlarından Armond PONS; kitabında polenin bütün vitaminleri taşığıdığını açıklamıştır.
Polende bulunan vitaminler A, B1, B2, B3, B4, B5, B6, B7, B8, B9, B12, C, D, E, H, P, PP’dir.
Polende yüksek oranda rutin vardır (rutin kılcal damarları etkiler, aynı zamanda kalp kasının çalışmasını güçlendirir).
Chauvin ve Lenormand’ın araştırmalarıyla polenin antibiotikler içerdiği kanıtlanmıştır.
Polende insan yaşamının ihtiyacı için her şey mevcuttur. Bulundurduğu (oglio-elementler) madenler, aminoasitler ve en son olarak zengin çeşitli vitaminler yanında; protein, yağ, şeker, madeni gıda, hormon, büyütücü faktör, pigment; beyin ve vücutça yorgun insanların tüm ihtiyacını karşılar. Anemi (kansızlık) hastalarında, bir ay süre ile her gün bir kahve kaşığı polen yedirilen bünyelerdeki alyuvarların; milimetre küpte 500.000 arttığını göstermiştir
DÜNYA BİLİMADAMLARINA GÖRE POLEN VE FAYDALARI :
Polen; arıların, çiçeklerin ortasında bulunan tozlarını, larvaları ve ana arıyı beslemek için arka ayaklarına özel bir salgı ile toplayarak, kovanın önünde bulunan polen tuzağı denilen kutulara bıraktıkları maddedir. Bu tozlar kurutularak hazır hale getirilir.
Başta kanser olmak üzere, kalp-damar ve karaciğer, romatizma, sedef, ekzama, sivilce, saç dökülmesi, cilt lekeleri, prostat, göz, astım, bronşit, ülser, bâsur, felç, kansızlık, beyin, ruh ve sinir hastalıklarında; çocuk gelişiminde; beyin ve vücut yorgunluklarında kullanıldığı gibi; zayıflık-şişmanlık, kabızlık-ishal gibi birbirine zıt olan hastalıklarda da kullanılır. Kandaki alyuvar sayısını %25 ve hemoglobini %15 oranında arttırır.Günde bir çay kaşığı, süt, çay, kahve ile birlikte, yahut çiğneyerek doğrudan doğruya alınabilir
“Geleneksel tıbbi tedaviler gören MİDE ÜLSER’li hastaların %29′u iyileşebilirken, Polen yedirilerek tedavi edilmiş MİDE ÜLSER’lilerin %59.2′sin de Mide yaralarının iyileştiği denenerek kanıtlanmıştır.”
“Günde 2 gram Polen yiyen hastalardaki YARA VE YANIKLAR’ın iyileşmesinde %30 hızlanış ve artış olmuştur.”
ABD Wagne Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Prof.Dr.N.S.Gimbal
“Polen, hayatın sırrı olan RNA ve DNA doludur. Uzun zamanlı hafıza, kromozonların yapısına giren RNA’ ya bağlıdır. RNA’sız beyin taşıyan insan, kendi adını bile hatırlayamaz. Polen ZEKA’yıda arttırmaktadır.
ABD / Call Enterprise -Jim Kenner
“Bizler bilim adamları henüz polenin nasıl olup da hastalıkları iyi ettiğini bilmiyoruz. (1969′da polenin bileşimi henüz tam bilinemiyordu). Fakat, çeşitli antibiyotik ilaçlarla
İsveç Upsala Üniversitesi – Eric Ask Umparc
“Polen, harika besinlerin en üstünüdür. Kimyasal analizler polende tüm vitaminler, proteinler, yağ, şeker, mineral, hormon, büyütücü faktör, pigment vs. bulunduğunu gösteriyor. Bu canlı dengeli besin beyni ve vücudu yorgun ve uyuşuk insanlara bir kaç günde canlılık ve yaşama neşesi veriyor. Büyüme faktörleriyle cılız ve durgun çocukların hızlı gelişmesini sağlıyor. Kansızlarda, bir ay süreyle her gün bir kahve kaşığı polen yedikten sonra yapılan laboratuvar denemeleri, kırmızı küreciklerin, milimetre küpte 500.000 arttığını gösteriyor.
Kaynak : Pour vivre cink fois vingt ans ( 100 Yıl dinç yaşamak )
“Değişik laboratuvarlarda özellikle Rusya vitaminler Enstitü’sünde birçok kez yapılan analizlere göre Polen, vitamin ve ferment gibi canlı cevherlerden yana çok zengindir. Prof.Joiriche, Dr.Chauvin ve Alain Caillas’ın yaptıkları Polen analizleri gözönüne alınırsa, en başta SİNİR DENGESİ’ni korumaya yaradığı anlaşılır. BEYİN YORGUNLUĞU ve DÜŞÜNSEL BUNALIM sonucu ortaya çıkan, zayıf sinirli, gücü tükenmiş ve uyuşuk insanlar, günde yedikleri iki kaşık polenle gerçek bir sağlık verici, sakinleştirici ve dinçleştirici ilaç bulabiliyorlar.
Kaynak : Le miel et pollen ( Bal ve Polen )
“Polenin iştahsızlık ve BARSAK TEMBELLİĞİ’ne faydaları bütün kullananlarla iyi bilinir. Polen ayrıca, MORAL ve RUH SAĞLIĞI’na yararlıdır. Bunları yitirenlere güven verir. Etkisi kısa süren “doping” ilaçlardan değildir. Vücuda tam bir kalıcı sağlık kazandırır. YORGUNLUĞU AZALTIR ve sürekli etkisiyle BEYİN ve KAS GÜCÜ sağlar.
Fransa Tarım Akademisi – Dr. Alain Caillas ( Polen araştırmaları ile ödül kazanmış )
“BEYİN YORGUNLUĞU ve AŞIRI SİNİRLİLİĞİN çok görüldüğü entellektüel hastalarda, miyokard enfaktüsü ve kalbin KRONER DAMARLARININ TIKANMASI’nda polen sayesinde şaşırtıcı iyileşmeler görülüyor.”
Dr.Mauntzune
“Polen YÜKSEK TANSİYON’a, DAMAR TIKANIKLIĞI’na, KOLESTEROL YÜKSEKLİĞİ’ne, KRONER TROMBAZ ve FELÇ’lere karşı koruyucu ve iyileştirici etki yapıyor.”
Dr. Nemarov – Dr. Egerov – Dr. Mistchenko – Dr. Kodiser
“Polenin PROSTAT hastalıklarına da şaşırtıcı etkisi vardır. Prostat büyümesindeyse, ballı polen kürüyle yapılan denemeler, aralıklı gelen ve uzun süren hafif ağrıların yok olduğunu ve idrara çıkma sayısının azaldığını gösterdi. Polen yaşlı hastaları bazı durumlarda ameliyattan kurtarıyor.”
İsveç Upsala Üniversitesi Kliniği – Prof. Eric Ask Upmarc
“Polen bütün vitaminleri taşımaktadır.”
CNRS Araştırma Uzmanı – Armond Pons
“Şişmanlık ve zayıflık gibi iki karşıt durumda; vücuttaki fazla karbonhidrat, glikoz ve yağları yakarak şişman bünyeyi yok eder, metabolizma dengesi sayesinde zayıf düşen hücreyi derhal uyarır, üstün kan yapıcı özelliğiyle kas gücü ve metabolizmayı çalıştırarak cılız ve zayıf bünyeyi, güçlü ve dinç hale getirir.”
Kaynak : Le miel et pollen ( Bal ve Polen )
“Arıların binlerce yıl önce bulduğu bu harika besin, onların lavrasını en hızlı büyüten, kendi vücutlarını en sağlıklı kılan, en çok yaşatan, en güzel balı sağlayan bir besin. Poleni deneyerek buldu arılar. Oysa insanlar ancak 20.yüzyıl sonlarına doğru analizlerini yapınca polenin değerini anlayabildiler. En önemli besinlerinden binlerce kat fazla vitaminler taşıdığını görünce 1 gram polenin insana gün boyu yeterli olduğunu hesapladılar.
Kaynak : Gayelord Hauser ( Güzel ol, Dinç yaşa )
TÜBİTAK VE POLEN :
Kaynak : Tübitak Bilim ve Teknik Dergisi Sayı: 203 Sahife : 34 Yıl : 1984 Ay : Ekim
Bilim adamları tarafından polenin aşağıdaki etkileri öne sürülmüştür:
- Zayıf olanlar polen kürüne başvurmalıdır; çünkü polen İŞTAH AÇICIDIR
Birinci hafta 15 gram polen sabahları aç karnına alınmalıdır, iki ve üçüncü hafta günde 30 gram sabah kahvaltısından 15 dakika önce yarısı ve akşam yemeğinden 15 dakika önce diğer yarısı alınmalı, dördüncü haftada ise uygulama birinci haftada olduğu gibi tekrarlanmalıdır. Bu küre ilave olarak her sabah kahvaltısında bir dilim ekmeğe polenli bal sürülmeli ve bu yolla da 8 gram polen alınmalıdır.
Yukarıda anlatılanlardan da anlaşılacağı üzere, polen çok değerli, doğal ve zengin bir besin kaynağıdır. Ülkemizde bol miktarda bulunan, ancak değeri çok az bilinen bu besin maddesinin değerlendirilmesi gerekir. Gelişmiş ülkelerde (spor mantar vb. bitkilerin dayanıklı şekli) polen ve spor bilimi olarak tanımlanan Palinoloji, Türkiye’de jeoloji, botanik ve tıp ilimlerine hizmet eden bir bilim kolu durumundadır. 1983 yılında Türkiye Kalkınma Vakfı’nda (TKV) Palinoloji’nin ekonomik yönü ele alınmış ve gerekli teçhizat temin edilerek bir Palinoloji Laboratuvarı kurulmuştur. Bu kurumda yapılan çalışmalar sonunda polen tuzakları, polen toplanması, polen kurutulması ve saklanması gibi konularda ilerlemeler kaydedilmiştir. Ayrıca arının hangi bitkileri tercih ettiği, hangi bitkinin en bol polen verdiği hakkında çalışmalar yürütülmektedir. Amaç ülkemizde kullanılması bilinmeyen bu değerli besini ülkemizin hizmetine sunmaktır. ”

Kaynak : Tübitak Bilim ve Teknik Dergisi Sayı: 203 Sahife : 34 Yıl : 1984 Ay : Ekim
Başlık : Doğa Harikası POLEN
Yazar : Prof. Dr. M. Mihri Mimioğlu – Dr. Kadriye Sorkun








KÜRE VADİSİ KESTANE BALI

COĞRAFİ YAPI } BARTINLI ARICI YAYLACIK KÖYÜ KESTANE BALI ÜRETİMİ ORMAN BAL 1995

KASTAMONU,DAN BAŞLAYIP BARTIN DA SONBULAN KÜREDAĞLARI UZANTISIDIR... COĞRAFİ YAPI (Kurucaşile İlçesi İl Kültür Turizm Müdürlüğü)3OOO yıllık bir tarihi olan ilçenin i lkçağda Fenikeliler başta olmak üzere Miletoslu ve Megaralı gemiciler tarafından kurulan Kromna adında bir site olduğu çeşitli kaynaklarda belirtilmektedir. Roma, Bizans ve Ceneviz hakimiyetinden sonra yörede görülen ilk Türk komutanı Kutalmış oğlu Süleyman Bey’in komutasındaki Kara Tigin’dir. Yıldırım Beyazıt 1395’te bu bölgeyi Candaroğulları’ndan alarak Osmanlı hakimiyetine katmıştır. birlikte ilkçağda Kromna'da para basıldığı bilinmektedir. Kromna kenti Sandal ve Zeytin burunları olmak üzere iki doğal liman arasındaki yarımada da kurulmuştur.İlk devreleri bilinmemekle KurucaşileBatı Karadeniz sahilinde Bartın iline 62 km. uzaklıkta 1546 km2 alana kurulmuş 8596 nüfuslu kuzeyi Karadeniz güneyi Bartın ili, doğusu Cide ve batısı Amasra ilçeleri ile çevrili deniz ve ormanların içiçe olduğu küçük ve şirin bir ilçedir. 01.09.1957 tarihinde ilçe olan Kurucaşile de 4 mahalle ve 28 köy bulunmakta, yüzölçümünün %40’ı ormanlarla kaplı olan ilçede köylerin büyük çoğunluğu orman köyü statüsü taşımaktadır. İlçemizin merkezi her mevsim yağışlı ılıman Karadeniz iklimi altındadır. Bununla beraber iç kesime gittikçe iklim biraz sertleşir. kurucaşile ilçesi Batı Karadeniz Bölgesinde Bartın iline 52 KM: uzaklıktadır. Kuzeyinde Karadeniz,güneyinde Bartın,Doğusunda Cide ve batısında Amasra ilçeleri bulunmaktadır. İlçenin rakımı deniz seviyesinden 1500 metreye kadar çıkmaktadır. İlçenin güneyi Küre dağlarının bir uzantısı olan Karadağ,Kayaardı ve Karsaduran dağları ile çevrilidir. 159 KM2’lik yüzölçümünün %40’ı ormanlarla çevrili .
manzaraya dalar hayatı düşünür

YAYLACIK KÖYÜ KESTANE ÇİÇEĞİ BALI ORMAN BAL 1995

KESTANE BALI ÜRETİMİ YAPTIĞIMIZ KÖYÜMÜZÜN EŞŞİZ GÜZELLİKDEKİ ormanları köyümüzün de kurulu olduğu dört birtarafı ormanlarla kaplı olan fotoraflar da gördüğünüz alan BARTINLIARICI@hotmail.com
YAYLACIK KÖYÜ KESTANEBALI yaylacık köyünün deniz seviyesinden
yüksekliği 500 -1025 metre arasımda yüksekliği olanbir yayla köyüdür %97 i ormanlarla kaplıdır KESTANE ağaç larının yoğun olarak bulunduğu bir orman köyüdür kestane balı sadece kestane ağaçlarının olduğu ormanlardan kestane çiçeklerinden elde edilir, ancak ormanlarımızdaki KESTANE, MEŞE,KAYIN, GÜLGEN,
kestane, böğürtlen, kuşburnu,sarmaşık, defne,orman gülü, gibi çiçekli ve çok yıllık bitkilerin yanı sıra ormanın dibinde kekik ,yabani yonca, papatya,kızılcık(kiren),sümbül,nergis gibi arıların polen ve nektar aldığı otsu çiçeklerden oluşmaktadır böğürtlen, ormangülü, defne vediğer ağaç ve bitki çeşitlerinin varlığıda balımıza ayrı bir değer katar ve bitki filorası geniş ormanlarımızdan elde edilir. yaylacık köyünde camormanıyokdur genelde ormanlarımız kayın ağecı ve kestane ormanı ağırlıkdadır ve diğer ağaçlar .ORMANGÜLÜ ayrıcaormangülü balı ORMANGÜLÜBALI Ormangülü,geneldekaradinizin
yüksek ve derin ormanlık alanlarında yoğun olarak yetişmekdedir ormanlık olan heryerde görülebilir tabiki. arılar, orman gülü ve yaylacık ormanlarında çiçek açan bitkilerin yanı sıra yaylaçiçeklerinden de bal elde ediyor. Ormangülünün moraçançiçeklerindenbaşkakırmızı ve beyaz ,sarıaçanlarıda var.YAYLACIK köyünde görülen ormangülü çeşidi MOR acanıdır ... Ormangülü Balı, özel bir baldır. Orman gülü balı doğal koşullarda, kendine özgü aroması ile çok özgün bir baldır. Çok uzun süreden beri tedavi edici ve tadlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Besleyici ve kuvvet vericidir. Mikropların üremesini önler. Yara iyileştirici etkiler gösterir balbileşiminde bulunan vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay, besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve tedavi edici özellikler gösterir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. “Balın, difteri, boğmaca, verem, ülser, bazı cilt ve sinir sis temigibi 500 eyakın hastalığın tedavisinde olumlu etkileri saptanmıştır. Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir. Bileşim: Glikoz ve levüloz (%70-75), sakkaroz (%2-3), dekstrin ve vitaminler içerir. Bileşimi elde edildiği bölgeye ve balın çeşitliliğine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Değerler ortalama aynıdır. Balın Şekerlenmesi (kristalizasyonu) : Balın kristalizasyonu; balda bulunan şekerlein zamanla doyma zamanla doyma noktasına ulaşarak dibe çökmesi olayıdır. Çiçek balları zamanla kristalize olur. Kristalize olan bal sahte veya hileli bal demek değildir. Kristalize olan ballar su banyosu ılıksu içerisinde ısıtılarak kristalizasyon ortadan kaldırılabilir. Kristalizasyon balın su içeriği ile bünyesindeki fruktoz ve glikoz şekerleri arasındaki oranla ilgilidir. Genellikle bal içindeki fruktoz, glikozdan fazladır. Fruktoz/Glikoz oranı büyüdükçe balın şekerlenme eğilimi azalır. Olgunlaşmamış bir balda glikoza göre daha fazla sakkaroz bulunduğu için şekerlenme yavaş olur.Su içeriği düşük olan ballar daha geç kristalize olurlar. Bu nedenle petekli ballarda kristalizasyon geç başlar veya hiç görülmez.Toplumumuza kristalize olmuş bal yeme alışkanlığını kazandırmalıyız. Balın dolum aşamasında, ısıtma işlemi
uygulamaz. Isıtılan ballar yahiçkıristalleşmez yada cok geç kısistalleşirler dikkatliolun ballar 40 veya 60 dercenin üzerinde ısıtılırsa zararlıolabir bal tüketirkendikkatli olunsağlığınızdanolmayın kestanebalı geçkıristalleşir sonuçda kestanebalı dakıris talleşirbu şekervar anlamına gelmez market ballarına dikkatedin yeterBitkinin balı da meyvesi gibi koyu kahve renklidir. Kristalleşmesi yavaştır, kristalleştiği zaman çok ince granüller oluşturur. Araştırmalarda antibiyotik özelliğiyle B.Hemolotik streptecoc’lara karşı etkili olduğu tespit edilmiştir. B ve C vitaminleri açısından zengin olan Kestane Balı kasları kuvvetlendirici, kan dolaşımını düzenleyici, mide ve karaciğer yorgunluğunu giderici, bağışıklık sistemini güçlendirici etki yapar. Kestane Balı solunum ve sindirim sistemlerine olumlu etkiler getirmektedir. Özellikle mevsim değişikliklerinde bol miktarda kestane balı tüketilmelidir Özel bir baldır. Yılda sadece HAVAŞARTLARINA GÖRE BÖLGEYE BAĞLI OLARAK ÜRETİM ORANI DEĞİŞİM GÖSTEREBİLİR Önümüzdeki yıl tekrar tatmak isterseniz lütfen kendinizle ilgili
BARTINLIARICI@hotmail.com bilgileribize e-postayla gönderiniz. mailto:e-postaylagönderiniz. bartinliarici@gmail.com Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay, besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu ve tedavi edici özellikler gösterir. MİDEYE ye iyi gelir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır” Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir. Kestane balı doğal koşullarda, kendine özgü acımsı aroması ile çok özgün bir baldır. Özellikle hasta ve yorgun kişilerin tedaviyi destekleyici olarak kullanabileceği bir üründür. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Enerji ve kuvvet verir. Günlük 2 tatlı kaşığı kadar alınması yeterlidir. Etkili bir bal olduğundan
fazla alınması terleme ve baş dönmesine neden olabilir.
Ancak bu bal çok dikkatli tüketilmelidir.Fazla yenildiğinde tansiyonu normalin altına düşürür. Hastanelik edebilir. Buna bal tutması denir.Bal tutması sonucu hastanelik olan vardır ancak şimdiye kadar bal tutması sonucu ölüm vakası olmadığı gibi, kalıcı bir etkisi olan bir kişi de yoktur.
Yöresel İsimleri: acıbal , Deli bal olarak da bilinir. KESTANEBALI kestanebalı azmiktarda tüketildikdensonra sorunolmaz kuvvetlibir baldır azmiktarda heröğün yiyebilirsiniz satın aldığınız kişilerin uyarılarını dikkatealın lütfen Bal; çok uzun süreden beri tedavi edici ve tadlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Besleyici ve kuvvet vericidir. Mikropların üremesini önler. Yara iyileştirici etkiler gösterir. Çocuklarda sık görülen ağız iltihaplarına (aft, ağız yarası) karşı başarı ile kullanılır. Bileşim: Glikoz ve levüloz (%70-75), sakkaroz (%3), dekstrin ve vitaminler içerir. Bileşimi elde edildiği bölgeye ve balın çeşitliliğine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Değerler ortalama aynıdır. Uyarı: Piyasadasatılan balların pek çoğu kimyasal işlemlere maruz kalmaktadır.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı